Gülşehir (Türkçede ‘güller şehri’), Nevşehir’e 20km uzaklıktaki Kızıl Nehir’in (Kızılırmak) güney kıyısında yer alır ve eski zamanlarda Zoropassos olarak adlandırılırdı. Gülşehir civarında hala Hititlerden kalma yazıtlı kayalar ve steller bulunmaktadır.

Daha sonra Roma İmparatorluğu döneminde kasaba Arapsun olarak anılmıştır. Osmanlı sadrazamı Karavezir Mehmet Seyyid Paşa, Damat İbrahim Paşa’nın Nevşehir’de yaptığının aynısını Gülşehir’de de yapmış, yani o dönemde sadece 30 haneli bir kasabada külliye yaptırmıştır. Bu külliye cami, medrese ve çeşmeden oluşuyordu.

Aziz Jean Kilisesi

 Aziz Jean Kilisesi (Karşı Kilise)

Gülşehir’de bulunan iki katlı Aziz Jean kilisesinin alt katında şarap mahzeni, mezarlar, su kanalları ve yaşam alanları, üst katında ise İncil sahneleriyle süslü bir kilise bulunuyor. Apsis üzerindeki kitabeye göre kilise 1212 yılına tarihlenmektedir.

 Alt kattaki kilise haç şeklinde, bir apsisli ve haçın kolları beşik tonozludur. Merkezi kubbe çökmüştür. Kiliseyi süslemek için stilize hayvanlar, geometrik ve haç desenleri kullanılmış ve doğrudan kaya üzerine uygulanan kırmızı aşı boyası kullanılmıştır. Üst kattaki kilise tek apsisli ve beşik tonozludur. Apsistekiler dışında, iyi korunmuş fresklerin üzeri siyah bir kurum tabakasıyla kaplanmıştır. Kilise, 1995 yılında Rıdvan İşler tarafından tamamen restore edilmiştir.

 Aziz Jean Kilisesi sahneleri: Apsis üzerinde Deesis, ön yüzünde Müjde, altında kuş desenleri, beşik tonoz üzerinde madalyonlu aziz portreleri, tonozun güney kanadında Son Akşam Yemeği, İhaneti görülmektedir. Yahuda, Vaftiz tasviri, Koimesis’in (Meryem uykuya dalması) altında, tonozun kuzey kanatlarında Haçtan İniş, Mezarda Kadınlar, Anastasis, Batı ve Güney duvarlarında Kapadokya’da ender görülen bir sahne olan Kıyamet Günü tasvir edilmiştir. kiliseler görülebilir.

Açıksaray

Gülşehir’in 5km dışında, Açıksaray olarak adlandırılan kayaya oyulmuş konutları ve şapelleri olan ıssız bir mağara-köy. Bu mağara kompleksinin işlevi açık değildir. 10-11. yüzyıllarda yapıldığı ve gezginlere kervansaray olarak hizmet verdiği tahmin edilmektedir. Bir kilometrekarelik bir alanı kaplar ve her biri süslü bir ana cepheye sahip üç taraflı avluların etrafında toplanmış sekiz kompleks içerir. Köy, cepheleri ve devasa bir mantarı andıran ilginç görünümlü kaya oluşumları ile dikkat çekicidir. Açıksaray’a girdiğinizde sağdaki ilk kompleks, Kapadokya’nın en güzel cephelerinden birine sahip. Hititler kadar Anadolu’daki Neolitik toplulukların da kutsal saydığı boğa motifini sadece Açıksaray’da görmek mümkündür.

Leave a Reply

Ekle